Sayısal Görsel Efekt ve Bilgisayar Grafiği Forumu - SineFX

sineFX topluluğu => İş İlanları => Konuyu başlatan: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:26:49 ÖS

Başlık: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:26:49 ÖS
Bu forum "Bir firma ile ihtilafim var" baslikli gecmis bir forumda ortaya cikan fikirler dogrultusunda baslatilmistir.

AMACI: Her kademeden sanatcilarin Turkiye`de bu isi yaparken veya baslarken kafasina takilan sorulari ve sorunlari cozmeye yonelik bir sohbet ortami yaratmak, mumkun oldugunca kaynak gosterilip verilen bilgilerle konu ile dogrudan alakali endustri deneyimlerinin etik kurallari cercevesinde tartisilmasini amaclamaktadir.

KIMLER ICIN?
Mezun olanlar, meslege yonelik bolum secme egilimde olanlar, yeni calisanlar, freelanceler, firmalar, deneyimliler ve ilgilenenler icin...

NE ICIN? Is bulma, ucretlendirme, sirket ici sorunlar, eser hak sahipligi, calisma kosullari, sanatcidan beklenenler, ve gorev tanimlari konularinda yardimci olabilmek icin.

Bu foruma sadece ve sadece amaci ile ilgili, rencide etmeyen bir bicimde, iki kere dusunerek, ozgurce tartismaktan korkmayarak, bilgi aktarmaya yonelik yazi yazarsaniz basimizin uzerinde yeriniz var. Yok, ifsa edici, santaj yapmaya yonelik, konu ile alakasiz, kavgaci, kirici, firsatci bir uslupla katkida bulunursaniz butun tadimiz kacar. Bu forumun nihai hedefi, cogumuzun ortak hedefi ile ortusen, ulkemizde canlandirma film endustrisinin gelismesidir. Lutfen bu hedefe layik olmaya calisarak yazalim...

(Kaynak gosterilmis olan bilgiler ayrica degerlidir, bunlari gonderebilenlere simdiden cok tesekkurler; bu forumun bir sticky olabilmesi dilegiyle...:)

Jeff Treves
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:28:50 ÖS
Osman Safi`nin katkisi:

geçen bi makale okumuştum, ama nereden dallandığımı bi türlü anımsayamadım...

"TASARIMCILARA EN ÇOK SÖYLENEN 10 YALAN"

idi ismi... üyesi olduğum başka bir haber grubundada geçince... üşenmedim aradım taradım... buldum... paylaşmak istedim, belki sinefx'te geçmiştir ama tekrar kalıcılığı arttırır derler

(google'dan aratarak ekşisözlük üzerinde buldum.... oradaki metni aynen copy+paste yapıyorum)

+ + +

başlığı "tecrübesiz artist ve tasarımcılara en çok söylenen 10 yalan" olarak çevrilebilecek, bir deneyim kazanma yazısıdır. ilginç olan şudur ki, demek bütün dünyada aynı yalanlar söyleniyormuş, aynı şekilde kafaya alınıyormuş insanlar.

1 "bu seferkini ucuza (veya bedava) yap, bir sonrakin de telafi ederiz."
saygıdeğer hiçbir firma veya işadamı daha sonra telafi edileceği umuduyla emeğini ve zamanını bedavaya vermez. bir tesisatçıya "hadi gel. lavaboyu bedavaya ver. yerine monte et. bir daha lavaboya ihtiyacımız olduğunda bu seferkini telafi ederiz." dediğinizi hayal edebiliyor musunuz? size kahkahalarla güler. büyük ihtimalle önemli bir iş olduğunda tekrar sizi aramazlar.

2 "son ürünü görene kadar bir kuruş bile ödemeyiz."
bu müşterinin size avans almaktan vazgeçmeniz için yem atmasıdır. neredeyse tüm iş kolları depozit veya avans gerektirir. müşterinizle yürüyen bir iş ilişkisi oluşturduğunuzda farklı bir anlaşma yapabilirsiniz. ama yeni bir müşteri, tanışmanın hemen ardından, ilk eskizlerinizi ücretini ödemeden istememeli.

3 "bu işi bizim için yap, piyasada tanınırsın. işler oluk gibi akar."
balon. bir tesisatçıya "bu lavaboyu tak arkadaşım. ardından bir sürü iş alacaksın" deyin. tesisatçının cevabı "yani işi iyi bir şekilde yapsam bile, fark edilmek için bedavaya mı yapmam gerekiyor? o zaman kayda değer olmaz ki." olur. ayrıca işi yaptıran kişi, herkese normalde işin (x) liraya mal olduğunu ama kendisi gibi parlak iş adamının bedavaya yaptırdığını böbürlenerek anlatacaktır. eğer arayan olursa, onlarda aynı bedeli veya daha iyisini bekleyeceklerdir.

4 eskiz ya da konseptlere bakarken "seninle çalışıp çalışmamaya henüz karar vermedik. ama sunumu burada bırak ben ortağımla/yatırımcımla/karımla/patronumla görüşeyim."
sunumunuzu teslim ettikten 15 dakika sonra bunu söyleyen kişinin vermiş olduğunuz konsept ile diğer tasarımcıları telefonla arayarak fiyat teklifi isteyeceğinden emin olabilirsiniz. geri aradığınızda fiyatlarınızın çok yüksek olduğu ve "ali uçurur tasarım – tanıtım" firmasının işi aldığını öğrenirsiniz. onlar neden daha ucuz olmasınlar ki? siz saatler harcanmış tasarım ve danışmanlık emeğinizi bedavaya verdiniz.
anlaşmaya varana kadar, yaratici hiçbir çalişmayi müşterinin ofisinde birakmayin.

5 "iş iptal olmadi, sadece ertelendi. hesabı açık bırakın bir iki ay sonra devam ederiz."
hıııım. büyük ihtimalle etmez. iş duraksıyorsa muhtemelen ölüdür. o zamana kadar yapılmış işin ücretini almamak da büyük bir hata olur. iki ay sonra aradığınızda bambaşka biri o iş için atanmış olabilir ve tahmin edin bu yeni adam sizin adınızı hiç duymamış bile olabilir.

6 "sözleşme mi? biz arkadaş değil miyiz? aramızda saçma bir sözleşmenin lafı mı olur?"
tabi ki arkadaşız. ta ki bir şeyler yanlış gidene ya da yanlış anlaşılana kadar, sonra sen takım elbiseli pislik, ben de aptal tasarımcı olurum. o zaman da sözleşmenin şart olduğunu anlarsınız. tabi yaptığınız iş için para ödenmesini beklemiyorsanız orası başka. saygıdeğer her iş sahibi işi kâğıda döker. siz de yapmalısınız.

7 "faturayı iş üretildikten/basıldıktan/uygulandıktan sonra kesip gönder."
eğer uygulamasını siz yapmıyorsanız faturayı göndermek için neden alakasız bir tarihi bekleyesiniz ki? işinizin arkasında duruyorsunuz değil mi? dürüst iş yapıyorsunuz değil mi? neden siz ilgilendirmeyen bir teslim tarihini de bekleyesiniz ki? tasarımınızı teslim ettiyseniz ve tasarım kabul edildiyse faturasini kesin. belki bu sadece başka bir bekletme taktiğidir. eğer müşteri tasarımınız üretilene/basılana/uygulanana kadar bekletiyorsa daha sonra ortaya çıkabilecek sözleşme dışı değişiklikleri size ücretsiz yaptırabilmek için paranızı ödemiyor olabilir.

8 "senden önceki xxx liraya yaptı"
bu tamamıyla sizinle alakasız bir söylem. eğer bir önceki o kadar iyi iş çıkarsaydı şu anda onunla konuşuyor olurlardı değil mi? bir öncekinin ne kadar ücret aldığı sizin için hiçbir anlam ifade etmemeli. çok düşük ücret talep edenler, bu iş alanından yakın zamanda çıkar (iflas eder veya iş değiştirmek zorunda kalır) ve bir başkası iş için tutulur. dürüst bir fiyat belirleyin ve kararlı olun.

9 "bizim bütçemiz xxx lira" diyen firmalar
inanılmaz! bir adam araba almak istediğine karar veriyor ve daha araştırma yapmadan veya sağa sola sormadan ihtiyacı için gerekli olan arabanın fiyatının ne kadar olduğunu biliyor. büyük ihtimalle hayır. belli bir büyüklükteki iş, belli bir miktarda ücrete denk gelir. eğer onların daha az paraları varsa, siz de daha az çalışma karşılığında işi alabilirsiniz. fakat daha az para alacağınız için daha az çalışacağınızı anladıklarından emin olun. daha az alternatif sunun, basitleştirin, işin farklı kısımları için farklı firmalarla çalışmalarını önerin.

10 "finansal problemler yaşıyoruz. bize bu işi yap. biz para kazanalım sana paranı ödeyelim."
elbette. yalnız para kazandıkları zaman ödeme yapılacaklar listesinde en aşağılarda olacağınızı bilin. eğer bir firma başlarının belada olduğunu kabul ediyorsa, emin olun itiraf ettiklerinden daha da kötü durumdadırlar. öyle olsa bile siz banka değilsiniz. ayrıca onların muhasebesini kontrol edemezsiniz. eğer bir firma bankadan ya da kredi firmalarından para alamayacak duruma geldi ise, neden onlara siz kredi veresiniz ki? tasarımınızı teslim ettikten sonra elinizde hiçbir kozunuz kalmaz. iyi niyetlerle hareket etmek isteseniz bile bu sizin için kayıp bir iş olacaktır. ama yine de riske girecekseniz, beklediğiniz için ek ücret talep etmelisiniz. bankalar faiz alıyor, siz de almalısınız. büyük ihtimalle size bu şekilde bir öneri gelmesinin sebebi de sizin ücretinizi vermek için bankadan kredi çekip faiz ödemeyi istememeleridir.

bu liste ile sizi paranoyak yapmak ya da deli etmeyi amaçlamıyor sadece bazı fantezilere gerçeklik şırınga etmeye çalışıyor.
iş hayatında sizin gibi olmayan insanlarla uğraşmak zorundasınız. kendilerine ait çıkarları ve sizden farklı davranış biçimleri var. her türden çalışma/iş/para durumu için istekler, problemler, sorunlar ve tartışmalar olacaktır. bir çok defa iyi niyetlerle hareket eden profesyonelin g.t gibi ortada kaldığını gördüm.

bütün bunlarla uğraşırken nasıl yaratıcı işler ortaya çıkarabilirsiniz?
güzel soru. işte bu yüzden eğitim önemli. eğitiminiz sırasında tasarımla kendi seviyesinde başa çıkmanız gerekirken ve tasarımı çevreleyen saçmalıklarla da ayrı ayrı ilgilenmek durumunda kalırsınız. eğer sizi zorlayan öğretmenleriniz varsa, yapacağınız çalışmaya para ödeyeceğini söyleyen bir iş adamı ile karşılaşana kadar bekleyin. o zaman "talepkar"ın anlamını öğrenirsiniz. daha sonra sizi zorlayan ve yaptığınız işten zevk almanızı sağlayacak nasırlara yol açan öğretmenlerinize teşekkür edeceksiniz.

sonuçta iyi bir tasarımcı olmak, ticari çalışmanın sadece %25'lik bölümüdür. eğer sizin ilgilendiğiniz kısım bu ise kendinize bir iyilik yapın: profesyonel pisliklerden birine dönüşmeyin.

sizinde yaşadığınız tecrübeleri duymak isteriz. eğer eklemek istediğiniz yalanlar varsa yorum yazarak paylaşabilirsiniz.

mark w. lewis'e ait olan yazının ingilizce orjinalini jeremy sutton'nun painter creativity sitesinde bulabilirsiniz


Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:29:34 ÖS
Çok yararlı anekdotlar olduğunu düşünüyorum. Kaynak verilmesi de ayrıca önemini artırıyor. 5 tane de benden olsun...

11 "o tasarımlar sana ait değildi, o yüzden senin yaptığın işçiliğin (model/animasyon/ışık/matte painting) hakları da bize ait" Bir firma ile "gizlilik sözleşmesi" yapmadığınız sürece, hatta herhangi bir şeye imza atmadığınız sürece, işin tüm hakları size aittir. İş için bir ödeme almışsanız eğer, ticari haklarını anlaşmanıza göre elinizden çıkarmışsınızdır. Uluslararası platformda sanatçının, henüz üretim anında, hakkını korumak için devreye giren yasalar var. Bir şeyi ürettiğiniz anda o sizindir, bunun için para aldıysanız ve haklarını bu para karşılığında teslim ettiyseniz (work for hire) bu, o işi sadece ticari amaçla kullanamayacağınız anlamına gelir. Yani ondan para kazanamazsınız ama sergileme hakkını her zaman ve yerde saklı tutarsınız. Ancak ve ancak firma size buna karşı olan, veya işi sadece yayınlandıktan sonra sergileyebilme hakkı tanıyan bir kağıt imzalatmışsa durum değişir. Kaynak dosyaları bu durumlarda en büyük kanıttır... Ben yine de garanti olsun diye her başladığım işte, yapacaklarımı istediğim zaman istediğim yerde sergileyeceğimi belirtirim. Yayına girecek bir iş ise o tarihten sonra sergilerim.

12 "o tasarımları sen yapmadın ki, biz yaptık!" Düpedüz fikir çalmaya yönelik bu gibi durumlarda alınabilecek önlemlerden en basiti ve ilki: Yaptığınız işin çıktılarını bir zarfa koyun (CD-DVD-Print out...), zarfı sıkıca kapatıp tam kapakla zarfın birleştiği yere postaneden mühür vurdurup kendi evinize postalatın. O zarfı hiç açmayın. Mühürlü ve tarihli olduğu için size herhangi bir dava açılması durumunda o ürünün ilk sizden çıktığana dair kanıttır o zarf. O zarfı mahkemede hakime teslim ettiğiniz anda en temel "copyright" kanıtını sunmuş olursunuz...





13 "sen bize bir kaç örnek yap, beğenirsek işi sana vericez" Aman sakın! Bir fabrika düşünün işçilere diyor ki, sen birkaç örnek yap, beğenirsek seni işe alıcaz. Başka hiçbir iş kolunda olmayan bir çalışma biçimi, ve tabi işi de siz almıyorsunuz genelde. Sanatçı olarak sizin yapmanız gereken bir ön ödeme, veya anlaşma olmadan kağıda bir çizik dahi atmamak olmalı. Çünkü siz örnek yapmaya başladığınız anda zaten çalışmaya başlamışsınızdır; vakit, emek, ve yetenek harcıyorsunuz demektir. Yapılan işi beğenmezlerse bu onların bileceği iş, siz görevinizi yapmışsınızdır zaten. Yoksa niye senelerce kasıp kendimize portfolio - demoreel hazırlıyoruz? İnsanlar ne yapabildiğimizi önceden anlayabilsinler, bize ona göre iş versinler diye değilmi?




14 İlk defa Türkiye'de karşılaştığım başka bir durum ise: Bir anlaşma yapıp işe giriyorsunuz, 1 ay çalıştıktan sonra size "beklentilerimizin altında çıktın..." denerek ücret indirimine gidilmek isteniyor. Pardon ama insan bunu küfür gibi alıyor, çakallıktan başka birşey değil. İşe alırken portfolioma bakmadınız mı? Neler yapabildiğimi aşağı yukarı görmediniz mi? İşimden memnun değilseniz bunu bana söylersiniz ve 15 gün süre verirsiniz, ve ben de siz de çalışacak başka seçenekler aramaya başlarız. En azından ben böyle bir şeyle karşılaştığımda böyle hissediyorum.

15 "Sen kapidan ciktigin an 20 kisi kapida bekliyor" Iste, bu sektorde calisan arkadaslara tavsiye verirken ben hep bu cumleyi kurarim. Derim ki: Arkadaslar, bunu diyen bir patron karsiniza ciktigi zaman sakin itibar etmeyin! Cunku oyle bir sey yok, bu sadece bir yanilsama. Calisacak iyi bir firma bulmak ne kadar zorsa, calisicak iyi eleman bulmak da o kadar zordur. Ama patronlar iste hep bu cumleyi kurarak, size tersiymis gibi bir psikolojik baski kurarlar. Emek de boyle somurulur.

Ben bir is yerinde en az 3-4 ay calismissam, isyeri benden memnun, ama ben ondan memnun degilsem, ben o kapidan ciktigim an birakin 20 kisiyi, bir kisiyi bulabilirse hemen opsun basina koysun. Neden? Cunku ben o firmada 3-4 ay calismisim, iletisim kurmusum, sistemini ogrenmisim, ve is uretmisim. Oraya giren birinin alisma suresi en az 1 aydir bir kere, o da benim kalibremde bir eleman ise eger. Ve inanin, ihtiyac oldugunda iyi eleman bulmak sanildigi kadar kolay degil. Cok studyo gezdim, acilar icinde kivranan o kadar cok patron gordum ki...

-J.T.


Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:32:39 ÖS
8Bit diyor ki: "Bi firma için yaptıyorum bu modeli. Anlaşabilirsek animasyonlarını da ben yapıcam da, verdiğim fiyatı  yüksek buldular :) Animasyon için beklemedeyim."



Soru: Nasil fiyatlandirmali?

Cevap: bu arada freelance animasyon fiyatlandirmasi ile ilgili bir kaynak yollayayim. bir cok yerden alinmis bilgileri bir araya toplamislar.. Bu fiyatlari alabilmek cok zor olabilir (bunlar tamamen bitmis cok profesyonel isler icin fiyatlar zaten) ama bir baslangic noktasi olmali dusunmek icin:

http://answers.google.com/answers/threadview/id/784826.html (http://answers.google.com/answers/threadview/id/784826.html)

Bu arada, "Burasi Amerika mi kardesim? Burda boyle ucretler yok" diyenlere sakin itimat etmeyiniz. Hepi topu 1 sene once New York`dan Istanbul`a geri tasindim ve; ne taksi ucretlerinin, ne ev kiralarinin, ne de yasam ve luks masraflarinin New York`dan hic bir farki yok Istanbul`da. Hatta Istanbul bazi konularda New York`dan bile daha pahali!!! Bu soyledigim abarti degil, tamamen gercektir. Siz yiyip icip yasarken New York paralari odeyeceksiniz, sonra kazanirken de "Turkiye" paralari kazanacaksiniz. Olmaz oyle sey, bunun icin de savasip standartlari piyasaya oturtmak lazim arkadaslar...

-J.T.
 
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:34:53 ÖS
Soru: Animasyon fiyatları bu sayfada çok açık bir şekilde hazırlanmış. Bu konuda sıkıntı çekilmez, acaba bunun gibi hazırlanmış karakter veya herhangi bir nesnenin modellemesi ile ilgili fiyatlandirmaları belirleyen bir link verebilirmisiniz bana? Modelleme fiyatları hakkında pek bilgim yok, mesela ben yabancı bir müşterinin $340'a vermiş olduğu yalnızca bir karakater büstünün modellenmesinin fiyatına bu modellemenin nekadar süreceğini göz kararı hesaplayarak 500 veya 400 olması gerektiğni düşünebilirim ama tam olarak bilemiyorum bununla ilgili çok net fiyatlandırma bilgilerini nereden bulabilirim?.....

-eydi

Cevap: Selamlar eydi. Modelleme konusunda bir arastirma yapmadim acikasi, ama ona da bakar ve bir seyler bulabilirsen gonderirim tabiki.

Bu arada yanlis anlasma olmasin arkadaslar, bu fiyatlar ta konsept tasarimlarindan tamamlanmis ise kadar olan emek icin verilen fiyatlar oldugunu zannediyorum. Yani bu fiyati aldiginizda musteriye isi tasarlamali, modellemeli, giydirmeli, aydinlatmali, anime etmeli, ve finalledikten sonra tum projeyi teslim etmeniz gerekir. Ses isini sizin yapmaniz gerektigini sanmiyorum, o ayri bir konu cunku.

Bu tip fiyatlandirmalari yapabilmek icin izlenen genel bir yontem onerebilirim. Yasam masraflarinizi hesap edin, bunun icinde 1 ayda yaptiginiz tum harcamalar olsun. Kira, ev, isitma, gezme, yeme, icme, sinema, kitap. Diyelim ki ayda 3.000 lira kazanmaniz gerektigine kanaat getirdiniz, tabi o kalitede is yapabildiginizi var sayiyoruz, bu rakam inebilir de cikabilir de. Normal bir calisma suresi haftada 40 saattir, gunde 8 saat (haftanin 5 gunu), ayda yaklasik 170 saat eder bu. Istediginiz maasi saat sayisina boldugunuzde, saatine kac para kazanmaniz gerektigi ortaya cikar zaten. Bir ise baktiginizda assagi yukari ne kadar zamaninizi alabilecegini hesaplayip ona gore fiyat verebilirsiniz. Boylece toplu anlasilan fiyatlarin muhtemel olan goz boyama riski de ortadan kalkmis olur. Atiyorum, bir isi saati 5 liraya yapmazsiniz, cagimizin en ileri teknolojilerini ogrenerek cok komplike bir sanat formunu icra etmek icin bu olu esek fiyatidir, sadece iyi bir bilgisayara sahip olmak icin harcadiginiz zamani ve parayi dusunun...

Buna istinaden aklimda kalmis bazi animator saat ucretlerini verebilirim, burdan yola cikarak modelleme ve texturing fiyatlarini   assagi yukari anlayabilirsiniz. Animasyon 10 lira ise modelleme 7-8, Technical Director de 12-13 liradir assagi yukari.

Junior karakter animator: 20YTL/saat
Mid-level karakter animator: 40YTL/saat
Senior karakter animatoru: 60YTL/saat
(Bunlar normalde $ olmali, ama hadi biz yine de gercekci olalim:)

Junior Animator: 2-5 sene ciddi produksyon deneyimi
Mid-level Animator: 4-7 sene ciddi produksyon deneyimi
Senior Animator: 8-10 sene ve uzeri ciddi produksyon deneyimi

Bu rakamlar 3 assagi 5 yukari oynayabilir tabi, ama dusunmeye baslamak icin iyi bir cikis noktasi...

-J.T.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 13:36:12 ÖS
eydi icin konuyla alakali bir kac link: http://www.ablstudios.com/PriceSub/3DModPrice.html (http://www.ablstudios.com/PriceSub/3DModPrice.html)
(model yapan bir firma, burada cok temel bir fiyat verilmis, gerisi icin iletisime gecin diyor)

http://www.turbosquid.com/ (http://www.turbosquid.com/)
(burasi model satan en unlu site, burayi bir gez bence, en iyi fikri burdan alirsin)

http://forums.indiegamer.com/archive/index.php/t-8984.html (http://forums.indiegamer.com/archive/index.php/t-8984.html)
(bu forumda da konuyla ilgili birkac insanin tartismasi var, sanirim dunyanin her yerinde spekulatif bir konu

Ben yine de saat hesabiyla git derim :)

-J.T.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: eydi - Kasım 30, 2008, 15:00:44 ÖS
jeffparadox

Link için teşekkürler. Ben genellikle turbosquid.com'a bakıyorum
ama oradaki bazı modeller için fiyatlar çok fazla abartılı gibi.

Fiyatlandirma konusu gerçekten çok büyük sıkıntılı. Bununla ilgili biryerlerde genel bir fiyatlandırma tablosunun hazırlanmış olması 
gerekmiyormu? Düşünüyorumda ilk modellediğim karakter işlerinin fiyatını hep göz kararı düşünerek belirledim (verdiğin fiyatı firma tabiki hemen kabul ediyor (mesela biri bu iş için sana verecağim fiyat ancak şu kadar liradır diyor)) Şimdi bakıldığında o modellerin daha yüksek fiyata modellenebileceğini görebiliyorum Bu yeni başlayanlar için geçerli tabiki ama işe her yeni başlayan kişi modelin fiyatını bu şekilde belirlerse sonuç pek iç açıcı gibi görünmüyor.

Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Kasım 30, 2008, 15:42:53 ÖS
Bu pratikte hep boyledir eydi. Kimisi ilk baslarda daha ucuza is yaparak kendini gelistirmeyi secer (burada onemli olan onune gelen her seyi yapmak degil, bari gitmek istediginiz cizgideki projeleri almaktir,) kimisi de ben belli standartlarda is yaparim, ve belli fiyatlarin altinda calismam der. Projeler konusunda daha secici olur, daha az is alir.

Keske her soru hakkinda bir cizelge yapilmis olsa. Bazen olmayabiliyor. Ama ulasabildigimiz kadar kaynaga ulasip oralardan aldigimiz bilgileri harmanlayarak belli sonuclara ulasabiliriz...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: osman safi (herbap) - Aralık 01, 2008, 04:18:44 ÖÖ
ellerine sağlık jeff iyi toplamışsın anektodları :)...

modelleme fiyatlarını turbosquid'e göre veriyorum bende bazen ama şöyle düşünmek lazım... turboya koyduğun model 1den fazla satılabilir... ama müşteriye yaptığın model bir kere satılır... atıyorum turboya 100 liraya koyduğun modeli müşteriye 3-4 katı hatta daha fazlasına satmak gerekir... çünkü tek satıştır

benzeri örneğe, templatemonster.com'dan da bakılabilir... çoğul satışda 50-100 dolar arası olan şablonları unique alım fiyatları (yani ben aldıktan sonra kimse almasın... bir bağlamda müşteriye özel tasarım gibi düşünelim) 1000-2000 dolar arasıdır... çoğul ile tekil arasında uçuruma bakınız...

stock resim arşivleri için benzer bir durum söz konusudur... microstock sitelerinden tanesi 2-3 dolara resim alırken, gettyimages gibi sitelerde tanesi 200-300 dolara çıkabilir... yada çoğul satışlarda cd'si 200-300 dolar olabilir... ama tutupta bu resmi benden başkası kullanmasın derseniz, yıllık kirası 2000-3000 dolar hatta daha fazlasına çıkabilir...

son olarak demek isterimki... her ne kadar taban / tavan fiyat listesi olsada... fiyatlar işe göre değişir...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 01, 2008, 11:54:36 ÖÖ
Cok dogru bir tespit, tamamen katiliyorum... Tesekkurler!
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 16, 2008, 16:40:18 ÖS
Turbosquid.com da model satışı ve ödemeler...

Bundan iki yıl önce daha yeni yeni model çizmeye başladığımda alternatif gelir elde etme üzerine nette bir sürü araştırma yapıyordum. tr3d´de yurt dışında da çalışan üstadlar olduğu için bu forumda da dahil olmak üzere bir sürü forumda topic açıp herkese bu sitede nasıl satış yapılır, geri ödeme şartları doldurulması gereken formlar vs vs üzerine bir sürü soru sordum. Şansmıdır bilemem bir tane bile bilen adam denk gelmedim. Neyse ben öğrendiklerimi öğrenmek isteyenlere aktarayım gerisi mühim değil.

www.turbosquid.com (http://www.turbosquid.com) da ilk sayfada yer alan MEMBER linkinden kendimize bir üyelik alıyoruz ve bütün bilgileri Türkçe karakter kullanmadan eksiksiz ve doğru bir biçimde dolduruyoruz. Ödemeler için istenen V8BEN forumunu kafaya takmayın. Amerikan konsolosluğundan vergi numarası almak 450$ falan. Zaten elinize ilk ödemede o kadar para geçecek. O yüzden hiç gereği yok. 2 yıl önce paypal.com kredi kartına ve Türkiye´ye ödeme yapmadığı için geri ödemede 250$ ve üzeri için çek´i işaretlemiştim. Elime direk para geçmesini istiyordum. Artık paypal.com dan ödeme yapılıyor. %5 komisyon alınıyor. paypal.com da hesap açıp internet kullanımlı bir kredi kartı edinin ve o hesap ile ilişkilendirin.

Çek geri ödemelerinde tahsilat çeki gönderiliyor. Aşağıda fotoğrafları var. Bunu bankanıza götürüyorsunuz. Ben hesabım İş bankasında olduğu için oraya götürdüm. Çekimi bozdurmak istiyorum diyorsunuz. Size döviz hesabı açıyorlar. Çekin bozdurma masrafı 50YTL + 20$. Siz turbosquid.com da satış yaptığınızda zaten gelirin yarısını turbosquid.com kesiyor. Kalandan %5 Amerikan hükümeti vergi kesiyor. Gelen çekten banka bu kadar komisyon kesiyor. 800$´lık satıştan cebinize 250-300$ anca giriyor. Bu yüzden gözden çıkardığınız modelleri sadece paypal.com kullanarak internetten yapacağınız alış verişler için satışa çıkarmnızı öneririm. Onun dışında ciddi bir gelir kaynağı sağlayacak bir sistem değil.

Biz bu sattığımız modelleri aynı zamanda yaptığımız oyunlarda kullandık. Zaten ücretsiz olarak sunduğumuz bu modelleri paraya çevirmiş olduk. Kazancımız birkaç 100$ ve deneyim.

Bu şekilde bir zarf ile çekiniz geliyor:
(http://www.jefftreves.com/KUTU/1.jpg)

Çekin ön tarafı:
(http://www.jefftreves.com/KUTU/2.jpg)

Çekin arka tarafı:
(http://www.jefftreves.com/KUTU/3.jpg)

Not: Bu bilgiyi kendim gibi bu konuları birinci ağızdan öğrenmek isteyen arkadaşlar için verdim. Zamanında yok falanca arkadaşım sattı böyle yok şu sattı böyle diye abuk subuk insanlar beni yönlendirmişlerdi. Yeni arkadaşlar o tür kişilerle muhattap olmasın zaman harcamasın diye ilk akla gelen soruları burada cevaplamış oldum.

-GARYOSAVAN
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 16, 2008, 16:41:51 ÖS
İlk mesajın 2 inci paragrafında, 450$ ile ilgili birşeyler yazılmış. Ayrıca turbosquidin sayfasından, v8ben in olmaması halinde %30 luk bir kesinti olur gibi, birşeyler aklımda kalmış.


450$ açıklığıa kavuştukdan sonra, aşağıdaki 2 modeli bitirip, satış işini denemek istiyorum.
Gerçi modeller ile ilgili, kafamda bolca soru işaretleri var ama, siteyi (satılan modelleri) incelemeden, burada sormak olmaz sanırım

-Deadbeat
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 16, 2008, 16:42:30 ÖS
450$ Amerikan konsolosluğuna gidip V8BEN formu almak için USA'dan vergi numarası alma işlemi oluyor. %30 kessin daha iyi walla. Kim kaybetmişki 450$'ı ben bulup verecem.

-GARYOSAVAN
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 22, 2008, 14:18:04 ÖS
Ne demek Engin kardesim :)

Eminim senin de paylasacak bir iki deneyimin vardir, aklina gelirse cekinme...

Kolay gelsin
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: eminizmir - Aralık 23, 2008, 06:43:49 ÖÖ
Verien paylaşımlar için yürekten teşekkürler.
İşverenin karşısında planınız (ödeme planı ve sözleşme şartlarınız)yoksa tek kelimeyle harcanamamanız mucizedir.
İşveren karşısında kendi kuralları olan işi bilen sorumluluğunun farkında havası veren ciddi görünmek hatta ve hatta sizinde (-doğaldırki) şartlarınız olmalı. Böyle göründüğünüz sürece işvereninde size karşı güveni artar.
Aslında bu söylediklerim heryerde olan genel şeylerdir. Öyle müşteri karşısında disiplinsiz şartsız şurtsuz bir iş yapılması bence bana bir tek şeyi ifade ediyor;
"ne iş olsa yaparım abi, kömür taşırım, hamallık yaparım, animasyon yaparım sobayıda yakarım ne iş olsa yaparım abi...."

Sözlerimde kabalık etmişsen af ola, uyarırsanız düzeltirim ama yukarıda  dediğim gibi eğer ben işveren olsam benim karşımdaki kim olursa olsun ciddiyet ve farkındalık ararım. Yaptığı işi bilen kendi şartları ve prensipleri olan ciddi duran insan ararım. Böyle insanlar güvenilir insanlardır. Güvenebileceğin insanlara ve işini iyi yapan insanlarada her zaman iş verilir düşüncesindeyim.

saygılar..
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: osman safi (herbap) - Aralık 23, 2008, 10:34:51 ÖÖ
iyi demişsin... katılıyorum,
hatta sizin ciddi ve prensipli davranmanız müşteriyi hizaya getirebilir...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Aralık 23, 2008, 11:34:10 ÖÖ
Hehehehe, eminizmir, kabalik falan goremedim, cok guzel ozetlemissin. Yorumun icin tesekkurler.

Anlattigin seyi saglayabilmek icin, bence, bir sanatcinin gercekten neyi yapmak istedigini kesfetmesi de gerekiyor. Bu isin yarisidir, kalani arastirma ve kendini gelistirme...

Bu meslege adim atarken bazen bana soruyorlar: Hangi dala girsem? Neyi yapsam daha cok kazanirim? Ne tarz projelerde calismaliyim?

Ben tuccar ruhuyla bu isi yurutmedigim icin cevabim hepsine ayni oluyor: Neyi yapmaktan en cok hazzi aliyorsaniz, zamanin nasil gectigini anlamiyorsaniz onu yapin! Insan sevdigi seyi yapmaktan sikilmaz ve yorulmaz, en cok zamani ve dikkati sevdigi seye harcar. Severek yaptiginiz ve emek harcadiginiz seyde de en ileri gidersiniz, ve sonunda en buyuk getiriyi ondan alirsiniz. Bence vucut dilinin anlatim gucune asik bir insan, maasi daha yuksek diye animator olmayi secmis birinden daha ileri gider. Cunku biri sadece is saatleri icinde meslegiyle ic icedir, digeri ise gece uykularinda bile kurtulamaz ugrastigi seyden...

Meslegine boyle bir sevgiyle bagli olan insan, ona saygi da duymaya baslar, ve baskalarindan ugraslarina saygi duymasini bekler. Bu ozguvenle isverenin karsisina cikmis biri, tam da tarif ettiginiz gibi kendini ezdirmez, bunu karsisindaki insana hissettirir. Ve zaman icinde sergiledigi durusun meyvelerini de toplamaya baslar...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: georgeamca - Mart 11, 2009, 16:57:31 ÖS
Selamlar,
Matte Painting ücretlendirmeleri hakkında bilgisi olan var mı?

2D ve 3D işler olacak ve compositing dahil.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 11, 2009, 17:27:51 ÖS
Turkiye'de matte painting'in nasil ucretlendirildigini bilmiyorum acikcasi. Bu forumda onceleri anlatilan saat hesabini her turlu is icin kullanabilirsiniz aslinda... Bunun disinda ben sahsen matte painting icin 500-2000TL arasi fiyat verirdim diye tahmin ediyorum. Resmin cinsine ve boyutuna gore. 500TL talep edecegim is toon tarzinda stilize edilmis olur, ve 1024 pixel'den buyuk olmazdi muhtemelen. 2000TL talep edecegim bir is ise daha gercekci, ve HD formati boyutlarinda olurdu...

Cok saglam bilgiler olmadi ama en azindan bir fikir verebilir belki...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: georgeamca - Mart 11, 2009, 17:42:12 ÖS
Teşekkürler Jeff.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Yusuf ES - Mart 11, 2009, 19:39:54 ÖS
Jeffparadox teşekkür ederim, çok faydalı bir başlık olmuş.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 11, 2009, 20:00:10 ÖS
Ise yariyorsa ne guzel. Ben tesekkur ederim...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 11, 2009, 20:28:00 ÖS
:-)))

LW3D'ye konuyu sabitledigi icin ayrica tesekkurler! Son gunlerde bu baslikla ilgili disardan da iyi tepkiler aliyordum. Insanlara faydasi oldugunu gormek gercekten cok sevindirici. Umalim icerigi ile giderek daha yararli bir kaynak olabilsin. Sorulari ve verdikleri bilgiler ile bu basligin icerigini olusturan herkese tekrardan tesekkurler...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 27, 2009, 02:24:40 ÖÖ
PayPal Turkiye'deki banka hesaplarina transfer yapmaya baslamis arkadaslar. 600$ in ustundeki transferlerde komisyon da odemiyorsunuz. Hem de parayi tek seferde hesabiniza aktarabiliyorsunuz. Karta cekerken gunluk 500$ limiti var bilindigi uzere...

Hayirli olsun :)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Arif Osmanoğlu - Mart 27, 2009, 13:59:52 ÖS
Bu bilgi iyiymiş teşekkürler jeff.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Gokhan Sonmez (LW3D) - Mart 27, 2009, 15:01:18 ÖS
PAYPAL, 600USD altındaki transferlerde 6TL kesiyor... Gerisi banka hesabınıza aktarılıyor. Yalnız paypal'a banka hesabınızı doğru bildirmezseniz hatalı işlem başına para kesiyorlar... Bankanızın tam ismi, banka ve şube kodları için aşağıdaki sayfaya bakmanızı öneririm.

Not: Paypal sisteminde burada bulduğunuz kodlardan daha fazla hane isteniyor. Kodların sol tarafına 0 "sıfır" ekleyerek tamamlayabilirsiniz.

http://www.bankasubekodlari.com/ (http://www.bankasubekodlari.com/)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 27, 2009, 20:20:24 ÖS
cezmikardas'in baska bir baslikta actigi bilgileri burada paylasmayi uygun buldum. Herkesin basina gelebilecek bir sey, cepte dursun...

Kendisine tesekkurler!

Alıntı
2 Gün Önce Sabah Kalktım ve Bilgisayarımı Açtım.
Birden 2TB RAID 0 olan disklerimi Offline Gördü.
RAID Bios Setup'a Girdim ve Disklerden Biri Yoktu.

O An Hayatım Kaydı. Sonra Bilgisayar Parçaları Aldığım Arkadaşımı Aradım.
Böyle Bi Durum Oluştu Dedim. Oda Bizim Serkan SAY Var Dedi Veri Kurtarmada Uzman Dedi. Ve Arkadaş Bilgisayardan Serkan SAY'la Yanına Gittim. İlk Başta Disklere Analist Yaptı 3 Saat Kadar Sürdü. Sonuç Olarak Kurtarılabilir Dedi.
Sevindim Tabii Ama Yinede İçimedeki Acı Nasıl Olacak İmkansız Diyordu.

Ve Ertesi Gün Gittiğimde Verilerim Kurtarılmıştı. Süper Bi Duygu Bu.  Kahkaha

Aklınızda Olsun Diyerek Yazıyorum. Diskke Hiç bir İşlem Yapılmazsa Eger Verilerin Kurtarılması %100 Geriye Gelebiliyor.
Serkan Beye Teşekkür Ederim

Serkay SAY Ulaşmak İsteyenler.
Arkadaş Bilgisayar
Veri Kurtarma Hizmetleri

Telefon:0212 211 92 93 - 0212 217 32 02
Web: http://www.datakurtarma.com/ (http://www.datakurtarma.com/)
Email: serkansay@datakurtarma.com
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: guero - Mart 29, 2009, 17:34:49 ÖS
Jeffparadox tesekkür ederim işime yarayacak bilgiler vermişin
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 30, 2009, 02:55:19 ÖÖ
:)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: guero - Mart 30, 2009, 09:58:25 ÖÖ
:D
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Haluk Zengin - Nisan 16, 2009, 22:56:49 ÖS
aynen..
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: cezmikardas - Nisan 17, 2009, 10:23:07 ÖÖ
jeff ellerine sağlık güzel başlık
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: aydinkarabudak - Nisan 23, 2009, 19:14:24 ÖS
Katılıyorum güzel bir konu.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Haluk Zengin - Mayıs 03, 2009, 23:03:39 ÖS
Jeff yüreğine sağlık..
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Temmuz 05, 2009, 21:39:12 ÖS
cemgul'den...

    
Profesyonel Freelancer olmak


Piyasada çalışan beni örnek aldığını söyleyen genç bir arkadaşımız bana e-mail atıp freelance çalışma konusunda tavsiye rica etmiş. Tabi ki seve seve -özet bile olsa- cevap verdim. Freelance çalışmayı planlayan, bunun ne olduğunu ve ne olmadığını bilmek isteyen her profesyonel freelancer adayına yararlı olması adına verdiğim cevabı buraya da paste ediyorum. Hayatını benim gibi tamamen freelance olarak kazanıp tavsiye eklemek isteyen olursa buraya yazabilir mutlaka gençlere faydası olur.

Alıntı
...Bana e-mail atman yaptığın işe karşı hevesini ve heyecanını gösteriyor. Bu çok önemli bir artı.
Ben şahsen birşey başarabildiysem bunu sevdiğim için yaptım. Uzun süre reklam ajanslarında art direktörlük yaptıktan sonra 5 yıl önce ani bir kararla sadece motion, tv-sinema işi yapmaya karar verdim. Yani ben de o kadar eski sayılmam bu sektörde. Klasik bir laftır ama yaptığın işe tutkulu olmak bence en önemli avantaj.
 
3 yıldır freelance çalışıyorum, her türlü piyasa koşuluyla tek başına savaşmak zorunda olsan da iş seçme özgürlüğün olması en önemli avantajı.
Freelancer kavramı ne yazık ki evinde toplama pc de web sitesi yapan hevesli genç olarak algılanıyor. Oysa ben en üst düzey bilgisayarla birçok şirketten daha hızlı ve kaliteli bir hizmet sağlayarak, büyük stüdyolarla rekabet edebiliyorum. Bu önyargıyı kırmak için benim gibi profesyonel düzeyde hizmet veren freelancerlar çoğalmalı. O zaman daha geçerli ve yüksek standartta bir tercih olacak.
 
Sana tavsiyem, eğer freelance düşünüyorsan en önemli silahın network. Sektörden ne kadar çok insan, şirket, yapımcı, ajans tanıyorsan o kadar çok hayatta kalabilirsin tek başına. Yani freelancer sanıldığı gibi eve kapanıp çalışan değil tam aksine sosyal networkü çok geniş biri olmalı ki eve iş alabilsin. Freelancer olduğunda, artık yapımcı da, yönetmen de, animatör de, sekreter de hepsi sensin, bir şirket gibi hizmet vermek zorundasın. Müşteriye işi zamanında ve yüksek kalitede teslim etme konusunda güven vermek en önemli kriter, bu da yaptığın işlerle zamanla yaratabileceğin bir şey.
 
Bunların yanında her işi yapan bir adam olmak yerine belli bir ya da iki konuda uzmanlaşmanı tavsiye ederim. "Ne iş olsa yaparım abi" yaklaşımı ciddi müşterilerin gözünde amatör bir izlenim yaratmana neden olabilir. Uzmanlığının tanımı ve sektördeki tavrın net olmalı. Ben buyum bunu yaparım diyebilmelisin ve herkeste senin neyin uzmanı olduğunu anlamalı ve o şekilde bilmeli. Örneğin bana baktığında her işi yapar gibi görünsem de bütün işlerim aslında motion graphic design ve vfx ağırlıklıdır. Bunun yanında elbette shoot, light, edit, composite, sound yapıyorum işin parçası olarak ama bunların hepsi aldığım projeye hizmet eder. Sadece edit ya da sadece shoot işi hiç yapmıyorum gibi.
 
Sonuç olarak en çok sevdiğin ve yapmak istediğin bir tek alanda uzmanlaşman herşeyi yapıyor olmaktan daha kısa sürecektir. Düşün ve kendini en çok neyde geliştirmek istediğine karar ver ve ona ağırlık ver, bu arada networku geliştirmek için her fırsatta evden ofisten çık dolaş. Her tür parti, toplantı, konferans türü etkinliklere katıl ve sektörden yani insanlarla tanış. Bana e-mail atman bile networküne eklediğin bir kontaktır. Bir yandan teknik ve artistik anlamda kendini seçtiğin alanda geliştirirken bir yandan da networkünü ve communication skillerini geliştir. Zamanla yeni fırsatlarla karşılaşır, sevindirici telefonlar ve teklifler almaya başlarsın.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Temmuz 05, 2009, 21:39:55 ÖS
Ben Cem kadar olmasa da son 5-6 aydir aynen ani bir kararla, hem de kriz ortasinda, isi birakip freelance'e gectim. Mucizevi bir sekilde hayatimi dondurebiliyorum, ve hatta cevremdeki insanlara parca isler de cikardim bunun yaninda. Bundan sonrasi ise daha iyiye gidecek gibi gorunuyor, o yuzden bir daha bir studyoya kolay kolay girecegimi sanmiyorum.

Bu gune kadar calistigim - New York'daki 'DMA Animation' haric - yerli yabanci butun studyolar beni koreltti durdu malesef. Bunu farkina vardim ve son 5 ayda evimde, bir studyoda olsa 1 senede yapamayacagim kadar cok ve cesitli isin altindan kalktim. Bunun icin iyi bir karar ve siki bir disiplin sart. Yuku cok agir, ama getirisi de guzel. Herseyden once gunumun 3 saati trafikte gecmiyor artik, 2 ay once aldigim 100 liralik benzinin yarisi hala arabamda duruyor. Kar ettigim stresi, zamani, ve masrafi bir dusunun! Trafik cilesi cekmemek, bu sehirde mutlulugun yarisidir...

Her isi almiyorum, ve on odemesiz kesinlikle calismiyorum. Son odemeyi almadan isi teslim etmiyorum. Ve arada mutlaka en az bir odeme daha aliyorum. Eger tam istedigim gibi bir proje bulmussam ve bana genis bir ozgurluk verilmisse o projede musteri tarafindan, ucuza olsa da yapiyorum o isi. Kendimi en cok gelistirdigim projeler onlardir. O ucuz projeler sonrakilerin bucesini yukari ceker...

Her denileni yapmiyorum, is aldim diye sinirsiz revizyon yapacam diye bir sey yok. Ne kadar ekmek o kadar kofte - en kaba tabiriyle. Eger evden is yurutecekseniz, ayni anda bir kac proje almaya hazirlikli olmalisiniz, o zaman da musterinin istediginden fazlasini veremezsiniz, cunku diger projeleriniz aksar. Bunlar musteri ile aranizda samimi bir iliski varsa cok rahat cozulur, iki tarafta birbirini kolluyorsa habire kabak tadi verir.

Cem'e katiliyorum, freelancerlarin artmasi lazim. Kendi ifadelerini piyasaya sunabilen bagimsiz sanatcilar bu piyasayi zenginlestirecek. Bati ulkelerinde de atilim boyle cevrelerden gelir genelde.

Korkmayin, cesur olun, ve prensiplerinizden vazgecmeyin...demek kolay tabi; ama yapabilmek icin de guclu olmalisiniz, o gucu de isinizin kalitesi belirler...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: arif akca - Temmuz 05, 2009, 22:48:33 ÖS
turbosquid de "piyasa yı düşürme" diye tabir edilen benzer modeller örneğin 100 dolarken siz gidip 10 dolara eklerseniz , buna bir müdahaleleri oluyormu?
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: utku doruk dede - Mart 19, 2010, 22:20:09 ÖS
Çok yararlı bilgiler...Teşekkür ederim jeffparadox ve cemgul'e....
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: ZekeriyaKorkmaz - Mart 20, 2010, 00:28:09 ÖÖ
jeffparadox sayende piyasa düzelecek:)piyasayı düzeltme azmine hayranım umarım başarırsın tabi bu işde olanların desteğiyle.bence herkesin bu konuyu okuması lazım.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Mart 20, 2010, 16:55:21 ÖS
Hep beraber insallah. Birlikte calismayi ogrenebilirsek olur...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: eydi - Mart 20, 2010, 19:03:29 ÖS
cemgul'den...

    
Profesyonel Freelancer olmak


Piyasada çalışan beni örnek aldığını söyleyen genç bir arkadaşımız bana e-mail atıp freelance çalışma konusunda tavsiye rica etmiş. Tabi ki seve seve -özet bile olsa- cevap verdim. Freelance çalışmayı planlayan, bunun ne olduğunu ve ne olmadığını bilmek isteyen her profesyonel freelancer adayına yararlı olması adına verdiğim cevabı buraya da paste ediyorum. Hayatını benim gibi tamamen freelance olarak kazanıp tavsiye eklemek isteyen olursa buraya yazabilir mutlaka gençlere faydası olur.

Alıntı
...Bana e-mail atman yaptığın işe karşı hevesini ve heyecanını gösteriyor. Bu çok önemli bir artı.
Ben şahsen birşey başarabildiysem bunu sevdiğim için yaptım. Uzun süre reklam ajanslarında art direktörlük yaptıktan sonra 5 yıl önce ani bir kararla sadece motion, tv-sinema işi yapmaya karar verdim. Yani ben de o kadar eski sayılmam bu sektörde. Klasik bir laftır ama yaptığın işe tutkulu olmak bence en önemli avantaj.
 
3 yıldır freelance çalışıyorum, her türlü piyasa koşuluyla tek başına savaşmak zorunda olsan da iş seçme özgürlüğün olması en önemli avantajı.
Freelancer kavramı ne yazık ki evinde toplama pc de web sitesi yapan hevesli genç olarak algılanıyor. Oysa ben en üst düzey bilgisayarla birçok şirketten daha hızlı ve kaliteli bir hizmet sağlayarak, büyük stüdyolarla rekabet edebiliyorum. Bu önyargıyı kırmak için benim gibi profesyonel düzeyde hizmet veren freelancerlar çoğalmalı. O zaman daha geçerli ve yüksek standartta bir tercih olacak.
 
Sana tavsiyem, eğer freelance düşünüyorsan en önemli silahın network. Sektörden ne kadar çok insan, şirket, yapımcı, ajans tanıyorsan o kadar çok hayatta kalabilirsin tek başına. Yani freelancer sanıldığı gibi eve kapanıp çalışan değil tam aksine sosyal networkü çok geniş biri olmalı ki eve iş alabilsin. Freelancer olduğunda, artık yapımcı da, yönetmen de, animatör de, sekreter de hepsi sensin, bir şirket gibi hizmet vermek zorundasın. Müşteriye işi zamanında ve yüksek kalitede teslim etme konusunda güven vermek en önemli kriter, bu da yaptığın işlerle zamanla yaratabileceğin bir şey.
 
Bunların yanında her işi yapan bir adam olmak yerine belli bir ya da iki konuda uzmanlaşmanı tavsiye ederim. "Ne iş olsa yaparım abi" yaklaşımı ciddi müşterilerin gözünde amatör bir izlenim yaratmana neden olabilir. Uzmanlığının tanımı ve sektördeki tavrın net olmalı. Ben buyum bunu yaparım diyebilmelisin ve herkeste senin neyin uzmanı olduğunu anlamalı ve o şekilde bilmeli. Örneğin bana baktığında her işi yapar gibi görünsem de bütün işlerim aslında motion graphic design ve vfx ağırlıklıdır. Bunun yanında elbette shoot, light, edit, composite, sound yapıyorum işin parçası olarak ama bunların hepsi aldığım projeye hizmet eder. Sadece edit ya da sadece shoot işi hiç yapmıyorum gibi.
 
Sonuç olarak en çok sevdiğin ve yapmak istediğin bir tek alanda uzmanlaşman herşeyi yapıyor olmaktan daha kısa sürecektir. Düşün ve kendini en çok neyde geliştirmek istediğine karar ver ve ona ağırlık ver, bu arada networku geliştirmek için her fırsatta evden ofisten çık dolaş. Her tür parti, toplantı, konferans türü etkinliklere katıl ve sektörden yani insanlarla tanış. Bana e-mail atman bile networküne eklediğin bir kontaktır. Bir yandan teknik ve artistik anlamda kendini seçtiğin alanda geliştirirken bir yandan da networkünü ve communication skillerini geliştir. Zamanla yeni fırsatlarla karşılaşır, sevindirici telefonlar ve teklifler almaya başlarsın.

Bencede çok yararlı bilgiler. Çok teşekkürler :D
Bu bilgileri bir yere kopyalayıp saklamalı ne olur ne olmaz sonra silinir falan :)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: stuck - Mart 20, 2010, 21:02:08 ÖS
Bencede çok yararlı bilgiler. Çok teşekkürler :D
Bu bilgileri bir yere kopyalayıp saklamalı ne olur ne olmaz sonra silinir falan :)

dövme yaptırmalı
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: ZekeriyaKorkmaz - Mart 21, 2010, 14:37:09 ÖS
Başbakan bide çizgi filmciler ve bu tür işlerle uğraşan 3D cilerede bi açılım yapsa iyi olur en çok onların sıkıntıları var neyazıkki:(
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: cemgul - Mart 21, 2010, 15:28:11 ÖS
Freelancer konusunda fikirlerim her yıl gelişiyor ve değişiyor. Sabit bir stüdyoya bağlı işinde en en en iyi freelancerlardan oluşan, aynı zamanda potansiyeli ve yeteneği olan gençleri alıp üst düzey üretim yapabilecek biçimde eğiten bir model en kazançlı, güvenli ve mantıklı yol görünüyor. Stüdyo hakeden artistleri seçip yatırım yapar, size düşense kurumsal bir çatı altında işinin en iyisini yapıp çıtayı yukarılara taşımak olur. Fırsatı değerlendirenler coşar alır yürür, sınıfta kalanlara ise bay bay denilir ve yeni yeteneklere yer açılır, aynen özel üniversitede burslu okumak gibi.

Ee bunun şirkette maaşlı çalışmaktan ne farkı var? Şu farkı var; yapacağın her işi kendin seçersin kimse dayatma yapamaz ve fiyatı kendin belirlersin, işin yoksa şirkete gidip asker olmak zorunda da değilsin hayatını insan gibi yaşarsın, maaşa da talim etmez her işinden hizmetinin hakettiği en yüksek parayı kazanırsın. Faturan ve sigortan olur, en üst düzey workstationlarla lisanslı yazılımla iş yaparsın. Özgür yaşamaya devam edip hakettiğini kazanmak için tek yapman gereken işinin en en en iyilerinden biri olmak :) Eğer en iyiysen stüdyo seni pazarlayabilir ve hakketiğin işlerle ve paralarla seni buluşturur, yılda 10 kez tatile gidersin.

Nasıl?
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: samsimsom - Mart 21, 2010, 15:33:24 ÖS
henüz Cg dünyasında çalışma fırsatı bulamamış ve bu yüzden karşılaşılacak zorluklardan bir haber biri olarak bile bana çok çok çekigörünüyor.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: olivon - Mart 21, 2010, 15:44:54 ÖS
Yılda 10 kez tatil...Hımmmmm :)...Cazip görünüyor.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: metinakcakoca - Mart 21, 2010, 16:11:15 ÖS
Güven,Özveri,Tecrübe kazandıktan sonra freelance oluruz inş. :)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: alihanbuker - Ocak 07, 2011, 22:28:28 ÖS
teşekkürler jeffer
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: tugba - Haziran 13, 2011, 18:54:26 ÖS
merhaba, animasyondan alakasız bir bölümden mezun olmak üzereyim ama animasyon konusunda çalışmak istiyorum, bikaç ay staj yaparak temel düzeyde maya modelleme öğrendim, danışmak istediğim bikaç şey var. istanbula yerleşmeyi düşünüyorum bikaç hafta içinde. eylülde de animation mentora başlamayı planlıyorum. öncesinde herhangi bir animasyon stüdyosuna şu bilgisizliğimle gitsem -tabi ki ücret talebi olmadan- stajyer olarak alırlar mı, yardımcı olacak şirket ya da kişi biliyor musunuz? ya da öncesinde maya dışında ekstra bir program öğrenmeye başlayayım mı, neye başlayayım? nerden başlayacağımı bilemiyorum bu yüzden biraz dağınık şekilde derdimi anlattım sanırım, teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: GARYOSAVAN - Haziran 15, 2011, 09:31:04 ÖÖ
Örnek çalışmaları görelim derim. Zira benim çalıştığım oyun stüdyosu yana yana maaşlı veya freelancer karakter animatör arıyor. Mocap Stüdyo kullanabilmeside iyi olur. :)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: Yusuf ES - Haziran 15, 2011, 13:39:38 ÖS
turbosquid de "piyasa yı düşürme" diye tabir edilen benzer modeller örneğin 100 dolarken siz gidip 10 dolara eklerseniz , buna bir müdahaleleri oluyormu?

Şu ana kadar turbosquid'de "fiyatını arttır - azalt" gibi müdehale görmedim ama önümüzdeki senelerde belirttiğin gibi böyle bir uyarıyı yüksek ihtimalle görebiliriz  :)

cemgül abi +1. Katılıyorum.
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: yazarcizer - Mart 25, 2013, 09:15:49 ÖÖ
9 "bizim bütçemiz xxx lira" diyen firmalar
inanılmaz! bir adam araba almak istediğine karar veriyor ve daha araştırma yapmadan veya sağa sola sormadan ihtiyacı için gerekli olan arabanın fiyatının ne kadar olduğunu biliyor. büyük ihtimalle hayır. belli bir büyüklükteki iş, belli bir miktarda ücrete denk gelir. eğer onların daha az paraları varsa, siz de daha az çalışma karşılığında işi alabilirsiniz. fakat daha az para alacağınız için daha az çalışacağınızı anladıklarından emin olun. daha az alternatif sunun, basitleştirin, işin farklı kısımları için farklı firmalarla çalışmalarını önerin.

10 "finansal problemler yaşıyoruz. bize bu işi yap. biz para kazanalım sana paranı ödeyelim."
elbette. yalnız para kazandıkları zaman ödeme yapılacaklar listesinde en aşağılarda olacağınızı bilin. eğer bir firma başlarının belada olduğunu kabul ediyorsa, emin olun itiraf ettiklerinden daha da kötü durumdadırlar. öyle olsa bile siz banka değilsiniz. ayrıca onların muhasebesini kontrol edemezsiniz. eğer bir firma bankadan ya da kredi firmalarından para alamayacak duruma geldi ise, neden onlara siz kredi veresiniz ki? tasarımınızı teslim ettikten sonra elinizde hiçbir kozunuz kalmaz. iyi niyetlerle hareket etmek isteseniz bile bu sizin için kayıp bir iş olacaktır. ama yine de riske girecekseniz, beklediğiniz için ek ücret talep etmelisiniz. bankalar faiz alıyor, siz de almalısınız. büyük ihtimalle size bu şekilde bir öneri gelmesinin sebebi de sizin ücretinizi vermek için bankadan kredi çekip faiz ödemeyi istememeleridir.

Müşteri replikleri 8: Bizden de az kazanın…(Reklamcıların inanılmaz paralar kazandığı sanılır. Özellikle de son krizde bunun böyle olmadığını biraz anlamışlardır, diyordum ama anlaşılamamış. Bazı müşteriler, ısrarla bütçeleme yapılırken ajanslara bu repliği aktarırlar. Ajansın bir hayır kurumu olduğunu düşünüyorlar sanırım.)

Müşteri replikleri 11: Biz bu parayı kazanmak için ne çok çalışıyoruz, biliyor musunuz? (İstedikleri işlerin bütçesini duyunca bazı müşteriler çıldırıyor. Ama onlara söylediğimiz fiyata daha dün lüks iki adet otomobil aldığını da arada ağzından kaçırıyor. Tabii ki bir de Rusya’da tatil için harcadığı paralar da işin cabası. Tüm oteli kapatmak bir iki yıllık reklam bütçesine denk geliyor ama bunu ona hatırlatmıyoruz. Unutmadan, biz de o parayı kazanmak için çok çalışıyoruz.)
http://reklamgunlugu.wordpress.com/2010/09/24/musteri-replikleri/ (http://reklamgunlugu.wordpress.com/2010/09/24/musteri-replikleri/)

- Dolgun ücret: Kotayı tutturursan primi anca alırsın. Bir ay çalıştırır, sonra postalarız maaş vermeden.
- Vizyon sahibi: Biz maaşı 2 ay ödemeyince, o vizyonla yiyip içip gezecek.
- Tercihen x’te ikamet eden: Servisimiz yok diyoruz, anla işte.
http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=513453#.UNh2U3dWI7t (http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=513453#.UNh2U3dWI7t)

Başka bir örnek, basit bir şey düşünelim. Mesela broşür. Her firmanın dönem dönem ihtiyaç duyduğu bir basılı malzemedir. Ajans bir broşürü hazırlarken ciddi bir çalışma yapar ve bunun bir bedeli vardır. Sonra kalitesine güvendiği bir matbaa da bunu basar. Ajans için matbaanın kalitesi çok önemlidir; iyi bir iş, kötü bir baskı yüzünden tüm şansını kaybedebilir. Bu noktada reklamveren, pazarlama departmanında çalışan birinin tanıdığı herhangi bir matbaacıdan aldığı fiyat daha düşük diye ajansına diretebilir. Bunu bir pazarlık unsuru olarak kullanabilir. Sonuç ne olacaktır? İş daha iyi mi çıkacaktır yoksa şişirilecek midir? Ajansın işi benimsememesinin şöyle bir riski vardır. Müşteri madem böyle istiyor, tamam öyle olsun dediği noktada işin yaratıcılığından taviz verecektir. Halbuki ajansa ödenen tasarım bedeli bu yaratıcılık için verilmektedir. Böylece reklamveren tarafındaki sorumlu birim, belki de farkında olmadan, çalışmayı şirketine daha faydalı olmak adına baltalamış olacaktır.

Kısaca, param yok ama reklam yaptırayım diye bir mantık pratik değildir. İyi bir iş bekleniyorsa bunun bedeline de katlanmak gerekir. Özellikle, yaşanan kriz ile birlikte bazı firmalar böyle tutumlar sergilemeye başladı. Bunu alışkanlık haline getirmeleri ise sonuçta kendilerine zarar verecektir.

Eğer bir şirket bir ajansı kendine seçtiyse ona güvenmek zorundadır. Güvenmediği bir ajansla da çalışmaması gerekir. Aksine davranmanın her iki tarafı da boş yere yıpratmasının yanında, bundan asıl zararlı çıkan reklamveren tarafı olacaktır.
http://www.marjinal.com.tr/ebulten/devamizle.asp?nid=37&hid=150&uid=0 (http://www.marjinal.com.tr/ebulten/devamizle.asp?nid=37&hid=150&uid=0)

Türkiye’deki tasarım ve reklam piyasasının işleyiş sistemini çok yanlış buluyorum. Özellikle reklam ajanslarının hiçbirisinde tasarı ücreti, yaratıcılık ücreti kesilmiyor. Bu feci bir durum. Bütün sistem ajansların medya komisyonları ve prodüksiyon üzerine gizledikleri kararlardan oluşuyor.

Bu sistem de doğal olarak çok büyük yanlış anlaşılmaları beraberinde getiriyor. Türkiye’de konkur kavramı bu yüzden yanlış yerlerde dolaşıyor. Her işveren her işe konkur açıyor. Sadakat ve güven söz konusu bile değil.
http://www.bakdergisi.com/interviews/4/emrah-yucel (http://www.bakdergisi.com/interviews/4/emrah-yucel)

1. Grafikerin, tasarıma başlamadan önce ürün hakkında her şeyi bilmesi gerekir. Özelliklerini, güçlü ve zayıf yanlarını, rakiplerini, hedef kitlesini, fiyatını; özetleyecek olursak, alıcının raftaki diğer ürünü değil de bizim ürünümüzü satın almasını sağlayacak şeyin ne olduğunu bilmelidir ki ambalaj aracılığıyla vermesi gereken doğru mesajın ne olduğuna karar verebilsin.
2. Bir tasarım çalışmasının beyninizde biçimlenmesi, olgunlaşması, araştırma yapılması, fotoğraf, illüstrasyon gibi çalışmaların ısmarlanması, tasarımın tamamlanması ve kontrol edilmesi için ihtiyacınız olan süre bellidir. Bu süreden daha önce çalışmayı bitirmeniz için, yapılacak işlerin bazılarından vazgeçmeniz ya da kaba deyimle 'şişirmeniz' gerekir.
3. İşin bütçesi, yine aynı hizmetleri etkiler. Bir ambalaj tasarımını üç saatte mi üç haftada mı yapacağınızı belirleyen şeydir bütçe. Tabii müşteri adına satın alacağınız hizmetlerin kalitesini de...
http://www.ortakpayda.com/articles.php?ID=1336 (http://www.ortakpayda.com/articles.php?ID=1336)

Belki icat edildiğinden beri tedavülde olan köhne bir yalan: "Para yok!"

Bedava sirkenin baldan tatlı olduğunu hepimiz biliyoruz, lâkin üç kuruşa beş köfte olmadığını da… Memlekette, “valla olsa dükkan senin ama görüyorsun paramız şu kadarcık gözüm bea!” (ayıpsın, icabında canını bile düşünmeden verebilir) gibi ucuz bahaneleri ve peşin refleksleri olan müşteri kitlesinden bolca bulunur (hiç tanımadığı birine serveti hakkında bilgi vermek bir, bunu söylemek için tasarımcıyı ta bilmem neredeki ofisine çağırmak iki terbiyesizlik). “En üst Merciden” davranış kalıplarını ve gizemlerini öğrendiğimiz şu insanoğlundan aksi yönde bir yaklaşım beklemek de doğrusu pek safça olurdu. Hattâ vaziyet o hale geldi ki, neredeyse yaptırdığı işin üstüne para bile isteyecek kadar arsız tipler çıkarsa hiç şaşırmayın.

Eskiden beri, kendisini alemin akıllısı zanneden bazı acemi kurnazların; gülünç argümanlar, türlü laf cambazlıkları, hattâ laubali salvolarla muhatabına salak muamelesi yapmaya çalışmasını “ulan, çok mu enayi görünüyorum acaba?” diyerek hep hayretle karşılamış ve bu trajikomik hallerini kendi anlayışsızlıklarına vermişimdir açıkçası. Şaşmaz bedahet duygusuyla, bazı gizemleri ve başa gelebilecekleri bile sezebilen feraset ehli bir yana, boş beleş vaadlere kanan her adam süzme ahmaktır zaten. Ancak ahmaklardan tasarımcı olamaz ve hiç kimse de böyle biriyle çalışmak istemez, yani istememeli!

Bahaneler boştur… Zira tasarımcı; müşterisinin kasasının bekçisi, muhasebecisi veya mal varlığı tespit komisyonunun başkanı mıdır? Değildir ve kontrol edemez...

Varını yoğunu, taşınırını taşınmazını, kârını zararını, alacağını vereceğini veya eğlence ve tatiller için ne kadar harcama yaptığını bilir mi? Bilmez ve ilgilenmez…

Devasa servetlere sahip olan iş adamlarının bile, “çok şükür iyi kazanıyoruz, öyleyse işçilerimiz de iyi kazansın” dediği görülmüş müdür? İstisnaları geçelim, ağlanmayan görülmemiştir…

Yalandan, yılandan sakınır gibi sakınanlar çok mudur? Buna da gülüp geçelim dilerseniz…
“Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.”
(Prof. Üstün Dökmen)

Kısacası, dilenci terminolojisi iş dünyasında geçmez. Derinliklerine nüfuz edemediğimiz ve kapalı kapılar ardında konuşulanlardan bîhaber olduğumuz yapılara, kırk yıllık dostlarımız gibi muamele edecek kadar saftirik değiliz çok şükür. Eğer yeteri kadar sermaye yoksa, girişimcilik hayalleri bir başka bahara ertelenir, olur biter. Bir işletme kuracak kadar birikimi olan, nitelikli ürün ve hizmetlerin yok pahasına satılamayacağını da bilen aklı başında bir işverenin, muhakkak tasarımcısını da mağdur etmeyecek seviyede reklam/tasarım bütçesi ayırması gerekir. Ancak, profosyonellerin verdiği fiyatları çok aşırı bulan bazı tipler, ucuza, çok daha ucuza (1/10, hattâ 1/100) başka bir tasarımcı bulabileceğini zannederek fellik fellik aranmaya koyulurlar ama nafile…
http://justcreative.com/2008/05/22/why-logo-design-does-not-cost-5-dollars/ (http://justcreative.com/2008/05/22/why-logo-design-does-not-cost-5-dollars/)

Şu yaman çelişkiye bakın ki; hem zekice tasarımlar çıkarabilecek kadar “akıllı ve yetenekli” bir grafiker arıyor, hem de üç beş kuruşa sömürebilmek için “gerzek” çıkmasını umabiliyor!.. Halbuki davul çalmaya gerek var mı, hiç kuşku duyulmasın ki ustalar da akıllıdır. Beceri skalasındaki mevkilerini, tasarımcı geçinen operatörlerle farklarını ve işlerine harcadıkları emeği herkesden daha iyi bilirler. Yani yıllar boyu çalışarak sanatsal becerilerini geliştirmiş hiçbir ciddi tasarımcı, makûl seviyelerin çok altındaki ölü fiyatlara asla tasarım yapmayacaktır ve beklemeyiniz (hem “paramız çok az” diyen, hem de on parmağında on marifeti olan “ultra süper eleman” arayan uyanıklar da ne çoktur. Halbuki, istediği donanıma sahip “muhayyel eleman”a Yirmibin TL bile az gelir de haberi yok adamın). Hem niye yapsın ki kardeşim, işbu istikrarsız ekonomik koşullar ve zorlu hayat şartlarında arsız bir mirasyedi değilse niye yapsın (gerçekten inanan ve imkânı olanlar; zekatlarını veriyor, infaklarını yapıyor ve düşkünleri kolluyorlardır zaten. Bunun dışındaki tüm ilişkiler ise alışveriş denklemi üzerinden yürütülebilir ancak)?

Lâkin ne tuhafdır ki; fabrikasına, hastanesine, okuluna, dersanesine veya restoranına milyonları gözden çıkararak yatırım yapabildiği halde, karşıki mahallenin tabelacısında çalışan ortaokuldan veya liseden terk “düşük donlu Corel’ci yeniyetme”ye 100 Liraya logo yaptırmaya kalkarak kâr etmeye çalışan vizyoner ama gariban (!) işverenler de az değildir ha:

— İki şık şık, bi tık tık bee abisi, nedir yaani!.. Sen bitir hemen logoyu, ben çarşıdan dönüşte uğrar alırım, şöyle afili bir şey olsun ama haaa!..

— Ayıpsın başkan, hemmenn geliyoo!..

Yukarıda başlarına nelerin geldiğini bütün örnekleriyle gösterdik. Böylesi kafalarca yönetilen hiç bir işletme; geniş kitlelerce tanınamamış, itibar kazanamamış ve asla markalaşamamıştır. Yok, bir tane bile gösteremezsiniz. Öyleyse, bilgeliğin ve şu kadîm düsturun gereği olarak; “ahbab çavuşlara” falan değil, her işi ehline teslim ediniz. Zira, “acemi marangozun talaşı, kerestesinden çok olur!”
http://www.timsah.com/Cem-Yilmaz-Turkler-Uzayda/dTrrTvvfLdW (http://www.timsah.com/Cem-Yilmaz-Turkler-Uzayda/dTrrTvvfLdW)

Ve günü kurtaran, geleceğini kaybeder.

• Görünürde kolay, görünürde basit olanın içinde ne kadar çok düşünce yattığını bilmek,
http://elmaaltshift.com/2005/11/17/bir-neo-modernist-manifesto-3/ (http://elmaaltshift.com/2005/11/17/bir-neo-modernist-manifesto-3/)

Bazı yüzeysel vatandaşlar, sadece “genellikle küçük boyutlarda kullanılmasına” bakarak logo tasarımının basit ve ucuz bir iş olduğunu zannederler. Halbuki bu alemde, pırlantalar ve çipler gibi, boyutları küçük olsa da kıymet ve işlevleri büyük pek çok nesne olduğunu hepimiz biliyoruz. Yani iddialı bir markayı, on yıllar boyunca temsil edebilecek nitelikte “smart and clean” görünen bir logo tasarlamak gayet büyük ve zor bir iştir:
http://www.logomotive.net/ (http://www.logomotive.net/)
http://siahdesign.com/archives/948 (http://siahdesign.com/archives/948)
http://www.davidairey.com/logo-of-the-month-4/ (http://www.davidairey.com/logo-of-the-month-4/)
http://www.typejockeys.com/blog/Cleaning-Up#.UJUUMIa8GSq (http://www.typejockeys.com/blog/Cleaning-Up#.UJUUMIa8GSq)
http://vimeo.com/18331485 (http://vimeo.com/18331485)

Bu yüzden markanızı; yanlış, çirkin ve gülünç kurumsal kimlik ve lansman kampanyalarıyla hedef kitlenize takdim eden ve çok geçmeden görsel çöplükteki yerini alacak kakofonilere; kopya, sahte, güdük ve kaotik çalışmalara bir kuruş bile ödememelisiniz. Yukarıda mercek altına aldığımız, tasarım bilgi ve becerisi olmayan sözde uyanıkların, hazır logo programlarından falan elde ettikleri kel alâka biçimleri, “gel vatandaş gelll!” çığırtkanlığıyla yok pahasına pazarlamasına itibar edip de sakın itibarınızı zedelemeyiniz. Sakın ucuz hesaplar yaparak kurumsal kimliğinizin akıbetini işbu tiplere emanet etmeyiniz, kendiniz kaybedersiniz.

Ayrıca:

(http://freelanceswitch.com/wp-content/uploads/2008/03/ff43_portfoliopiece.jpg)

(http://freelanceswitch.com/wp-content/uploads/2008/02/ff40_cheapstartup.jpg)

http://ncwinters.com/comics/freelance-freedom/ (http://ncwinters.com/comics/freelance-freedom/)
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: savasinci - Nisan 13, 2015, 18:05:19 ÖS
Cok dogru bir tespit… Tesekkurler!
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: jeffparadox - Ocak 10, 2017, 15:26:06 ÖS
(https://scontent-fra3-1.xx.fbcdn.net/v/t31.0-8/14138632_10154033105858759_5979979771413605830_o.jpg?oh=ea771d8d088cd13ef8b383848fee10b6&oe=591C42FF)

AÇIKLAMA

Bir süre önce sosyal medyada bir paylaşım yapmıştım. Anima, Ülker'e çektikleri bir reklam için, Treves Studios'un daha önce Kervan Gıda'ya tasarladığı bir karakteri kopyalamıştı. Bu duyuruya çoğunluğu olumlu ve destekleyici olmakla beraber farklı tepkiler geldi. Kimi olaya sert girdiğimi, önce işin iç yüzünü anlamam gerektiğini söyledi. Kimi "ne var bunda, alt tarafı bir solucan, birkaç tane yuvarlaktan oluşuyor, herkesin aklına gelebilir..." yazdı. Anima, avukatı aracılığıyla bana ihtarname gönderip iftira attığımı, bu karakterin 2012'den beri Ülker'de var olduğunu, internete yazdıklarımı silmemi söyledi ve beni tazminat davası açmakla tehdit etti. Anima'da çalışan bazı meşlektaşlarım ise yorumlara "saçmalamayın, Anima'nın böyle bir şeye ihtiyacı olabilir mi?!" vs. yazarak karşı tavır aldılar.

Geçenlerde, konuyla ilgilenmekte olan Kervan Gıda'dan alığım mailde şöyle yazmışlar: "Gönderdiğin uyarı üzerine şirket avukatımız Ülker'e bir ihtarname yolladı ve XXX avukatı beni aradı. Ben de bu karakterin yaratılış aşamasının her sürecinde var olduğumu ve bunun tamamen bize ait olduğunu aramızdaki tüm yazışmalarla ona ilettim. Kadın araştırmış ve pazarlama departmanının Anima'ya " bu karakter gibi bir şey yap" dediğini öğrenmiş. Anima da bu brief üzerine aynısının sadece rengini değiştirmiş ve sunmuş. Avukatla göürştük; tüm reklamları yayından kaldırdılar, stantları da sahadan topluyorlar, Anima'ya da ceza kesmişler sanırım. Durum bu şekilde yani. Kadın çok özür diledi. Biz de daha fazla uzatmadık."

Karakterin tasarımcısı olarak bu durumda bana iki çift laf etmek için fırsat doğuyor. Amacım hiçbir zaman başarılı insanlara/kurumlara çamur atarak isim yapmak olmadı. Hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünmeme rağmen eşşek gibi çalışıp orijinal iş üretmeye devam ediyorum yıllardır. Ancak bu sektörün ezile ezile kıvama getirilmiş çoğunluğu gibi güce tapmıyorum, lafımı sakınmıyorum, kendimi ezdirmiyorum, işime de sahip çıkıyorum. Fikir danışan tüm genç sanatçılara bunu öğütlüyorum, yazdığım çizdiğim her mecrada bunları sayıklayıp duruyorum.

Belki olaya biraz hızlı ve sert girdim. Ama yıllardır kurumların ördüğü bürokrasi çarklarında öğütülmüş, palavra uzmanı olmuş biri olarak artık dayanamadım. İnandığım şey uğruna bir risk aldım belki ama haklı olduğum ortaya çıktı. "Alt tarafı bir solucan" diye tasarımı küçümseyen insanlara kızmıyorum. Onlar bu işin profesyoneli değiller, bu işler dışardan basit görünebilir. Kendilerine ancak espriyle karışık "Mickey Mouse da birkaç yuvarlaktan oluşuyor" diyebilirim. Anima'ya da kızmıyorum, çünkü onlar için bu eşyanın doğasında var. Oyunun adı bu, sektörün ciğeri bu, kızsam kaç yazar. Beni asıl üzen şey, kırk yılda bir iş için Anima'ya yolum düştüğünde, patronların yanına çıkmadan önce onların yanlarına gidip çay içtiğim, muhabbet ettiğim, sevdiğim, yeri geldi mi arkadaşlarına iş bağladığım meslektaşlarımın tavrı. "Koskoca Anima'nın böyle bir şeye ihtiyacı olabilir mi?!" saptırmasıyla örtmeye çalıştıkları gerçek hakkında acaba şimdi ne düşünüyorlar. On yıllardır, her türlü endüstride, davalara konu olmuş, büyük şirketlerin küçük girişimleri sömürürken kullandığı basma kalıp bir savunmayı ağzıma sokarken ne düşünüyorlardı. Umarım konumlarını sağlamlaştırmışlardır. O gün "saçmalamayın, olur mu öyle şey" diyen arkadaşlar, siz farkında değilsiniz belki ama ben sizin de hakkınız için savaşıyorum...

Beni durumdan haberdar eden meslektaşım, anında ilk telefonu açıp desteğini veren Alper Yılmaz, o sıralar Anima'nın kursunda eğitim alıyor olmasına rağmen susmayıp desteğini açıkça ilan eden Esin Erolus, yanımda olan yakın arkadaşlarım ve aileme çok teşekkür ederim. Sizin yeriniz yukarıdakilerden ayrı bir paragraf.

Neyse, ne yazmış Kervan Gıda, "Kadın çok özür diledi. Biz de daha fazla uzatmadık." Ben de bu polemiği özürle biten kısa ve nazik bir telefon konuşmasıyla, aylar önce bitirmek isterdim. Ne var ki avukatlar, tehditler, küçümsemeler falan derken o özür bir türlü gelmedi. Varsın olsun, konuyu kapıyorum. Son diyeceğim de, denk gelirse bu yazıyı okuyacak olan genç sanatçılara: Çok çalışın, kendinizi geliştirin, işinizin -ne az ne fazla- gerçek değerini bilin ve kendinizi ezdirmeyin. 3 kuruşa, iki pozisyona taklalar atan sanatçılardan olmayın. Unutmayın, sizin ürettiğiniz "içeriğe" bugünün medyasının AŞIRI İHTİYACI var. Çağımızın mottosu "content is the king" yani, "içerik kraldır". İçeriği üreten bizleriz ve tasarımlarımız olmasa koskoca internet ıssız bir çölden farksız olurdu...
Başlık: Ynt: Canlandirma Film Sanatcisinin Endustri Rehberi
Gönderen: stuck - Ocak 10, 2017, 18:23:55 ÖS
Hakkınızı arayıp, durumu bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.  =)